Yozgat Çandir Tarihi
İç Anadolu Bölgesi’nde, Yozgat İline bağlı bir ilçe olan Çandır, doğusunda
Çayıralan, güneyinde Kayseri, batısında Boğazlıyan, kuzeyinde de Sarıkaya ile
çevrilidir. Yozgat’ın güneydoğusunda yer alan ilçe, çok yüksek olmayan tepelerle
çevrili düz bir alanda kurulmuştur. İlçenin başlıca yükseltileri Gevencik Dağı
(1.607 m.), Güllü Dağ, Samantepe, Ağbayır, Kel Dağ ve Beştepeler’dir. İlçe
toprakları küçük derelerle bölünmüş platolar halindedir.
Yer altı ve yer üstü suları bakımından zengin olan Çandır’ın başlıca
akarsuları Mera ve Kozan Çaylarıdır. Bu iki çay Çandır’da birleşerek ilçenin
batısında bulunan Uzunlu Barajı’na dökülmektedir. İlçe sınırları içerisinde
sulama amaçlı yapılan İğdeli Sulama göleti bulunmaktadır. Deniz
seviyesinden yüksekliği 1.200 m.dir. İl merkezine 124 km. uzaklıktaki ilçenin
yüzölçümü 189 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam
nüfusu 19.037’dir. İlçede Karasal iklim hüküm sürmekte olup, yazları
sıcak ve kurak, kışlar ise soğuk ve kar yağışlı geçer. Bitki örtüsü olarak İç
Anadolu’nun hakim bitki örtüsü olan bozkırlar hakimdir. Sulanabilen vadi
boylarında kavak ve söğüt ağaçları, üzüm bağları ve meyve ağaçları ilçenin diğer
bitki örtüsünü oluşturmaktadır. İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa
dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında; arpa, buğday, yulaf, çavdar,
nohut, mercimek, ay çiçeği, patates, fiğ, yonca, korunga gelmektedir. Ayrıca
akarsu boylarında çeşitli sebzeler, ceviz, badem, ayva, elma, kayısı ve vişne
gibi meyveler yetiştirilir.Hayvancılıkta büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği
yapılmakta olup, sığır, koyun, kıl keçisi yetiştirilmektedir. İlçenin
Eskiçağ tarihi ile ilgili kesin bilgi olmamakla birlikte Hititler döneminde
yöreye yerleşildiği; buradaki bazı kalıntılardan anlaşılmaktadır. Yozgat yöresi
dikkate alındığında Hititlerden sonra MÖ.1200’lerde Friglerin egemenliğine,
MÖ.VII.yüzyılda Kimmerlerin, MÖ.VI.yüzyılda Lydialıların ve ardından Perslerin
yönetimine geçen yöre MÖ.334’te Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir.
İskender’in ölümünden sonra kısa bir süre Kapadokya Krallığı buraya hakim olmuş,
ardından Anadolu’yu istila eden ve göçebe bir kavim olan Galatlar buraya
yerleşmiş, İç Anadolu’da kurdukları Galatia Devletinin bir bölümü de Yozgat ile
birlikte Çandır’ın da bulunduğu toprakları içerisine almıştır. MÖ.II.yüzyılın
başlarında kurulan Galatia Krallığı bir süre Pergamon ve Pontus krallıklarına
bağlı kalmış ve MÖ.85’te Roma’nın egemenliğini kabul etmişlerdir. Roma
İmparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra Anadolu ile birlikte Doğu Roma
(Bizans) İmparatorluğunun sınırları içerisinde kalmıştır. Bu dönemde Arap
akınları, Sasaniler bu bölgeyi ele geçirmeye çalışmışlarsa da sürekli bir
hakimiyet kuramamışlardır. Malazgirt Savaşı’ndan önce Türkmen boyları yerleşmeye
başlamıştır. Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra, Danişmendliler bir süre
yöreye egemen olmuş, XII.yüzyılın ikinci yarısından sonra da yöre, Anadolu
Selçuklularının sınırları içerisine girmiştir. XIV.yüzyılın başlarında da
İlhanlı, Eretna Beyliği, Dulkadiroğulları ve Kadı Burhaneddin Devleti yöreye
hakim olmuştur. Kadı Burhaneddin’in 1398’de öldürülmesinden sonra Yıldırım
Beyazıt yöreyi Osmanlı topraklarına katmışsa da Timur 1402-1403’te Yozgat ve
çevresini ele geçirmiştir. Timur’un Anadolu’dan ayrılmasından sonra Osmanlı
şehzadeleri arasında çıkan saltanat kavgaları sırasında Yozgat ve çevresi zor
günler geçirmiştir. Çandır, Çelebi Mehmet zamanında 1413’te yeniden Osmanlı
topraklarına katılmıştır. Çandır adı söylentiye göre; Can kadar güzel,
Can gibi değerli anlamına gelen “Candır” sözcüğünün zamanla halk dilin de
değişime uğraması sonucu oluşmuştur. Çandır 1930 yılında Belediye, 1948
yılında Bucak ve 20 Mayıs 1990 yılında da ilçe konumuna getirilmiştir.
İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Şah Run Mescidi, Şah Sultan
Hatun Türbesi bulunmaktadır.